Hiperaktivite ve Neverfap

Hiperaktivite ve Neverfap

Hiperaktivite 1
Neverfap Akademi
25 Aralık 2020

Dikkatin seçiciliği görevle ilişkili bilgiye cevaben sürecin işlemesidir. Belirli uyaranları seçtikçe diğerlerini baskılarız ve yönetilebilir miktarda tutarız. Seçici dikkatimiz en önemli iç ve dış uyaranlara odaklanmamızı sağlar. Sıklıkla dikkatimiz hedefe yöneliktir. Bir uyarana yanıt verdiğimizde olasılıklardan birini seçeriz. Niyetimiz davranışlarımızı şekillendirir. (Burada “uyarana yanıt verdiğimizde” ile başlayan cümle önemli. Eğer bir uyarana yanıt verirsek, ona niyetlenirsek beynimiz bu niyeti hemen değerlendirir. Ona odaklanırız ve ondan odağımızı çekemeyiz.)  

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda (DEHB) temel anormallikler Prefrontal Korteks ve Striatum arasındaki bağlantılardadır. Ayrıca bozukluk Serebellum ve Frontal Lob arasındaki devreleri de içerir. (Prefrontal Korteksin görevleri farkındalık, bilinçlilik, dikkat, zeka, biliş ve kişilik, yargılama, akılcı neden bulma ve sebat etme işlevleri için gerekli olan işlem belleğini sağlamaktır. Hasarında yürütücü işlev bozuklukları olur; duygulanım, sosyal karar verme, yürütücü bellek, soyut düşünme ve amaçlılık bozulur. Sosyal katılım davranışları; sosyal, duygusal bilgileri değerlendirme, inhibe etme veya etkinlikte bulunma, karar vermeyi ve ödül sistemlerini sağlar. Ödül sistemleri ile davranış kalıcılık kazanır. Lezyonlarında emosyonel labilite, disinhinbisyon, distraktibilite, hareketlilik, anormal cinsel davranışlar görülür. Bu bize gösteriyor ki bu bölgedeki problemler doğrudan pornografi bağımlılığı ile benzer semptomlara sebep oluyor. Striatum’da bulunan Nükleus Akkumbens “keyif merkezi” olarak bilinir ve beynin ödül mekanizmasında önemli bir role sahiptir. Serebellum’un görevlerinden birisi ise bilişsel süreçleri denetlemesidir. Dikkat konusunda da büyük öneme sahiptir. Anlaşılıyor ki hiperaktivitede etkinliğinde azalma veya bozukluk yaşanan bu bölgelerin sorumlu olduğu işlevlerin bozulması neye sebep oluyorsa pornografi bağımlılığı da buna sebep oluyor. DEHB’te problemli olan Frontal Lob’un görevli olduğu yürütücü kontrolde eksiklik gösteren hastalar dürtüsel olabilir. Dikkatleri dağılır ve görevleri tamamlamada sıkıntı yaşarlar.) 

Beyin görüntüleme çalışmaları Frontal, özellikle de Prefrontal Korteks’te boyut ve etkinlik azalması olduğunu düşündürmektedir. BT ve MRI’da tutarlı olarak Frontal Korteks, Serebellum ve Subkortikal yapılarda hacim azalması gösterilmiştir. (Yukarıda bundan bahsettik.) 

Uyarıcı ilaçlarla yapılan tedavilerin yanı sıra moleküler genetik ve nörogörüntüleme çalışmaları da DEHB etiyolojisinde dopamin disfonksiyonu açıklamasını desteklemiştir. (DEHB’de düşük dopamin bulgusu ve buna cevap olarak yüksek ve sürekli tatmin arayışı, dikkat verememe ve benzer semptomlar yaygın olarak pornografi bağımlılığında görülmektedir.) 

Uyarılma (arousal) genellikle dopamin ve noradrenalin artışıyla ilişkilidir ve dikkatsizlik ise bu yollarda adı geçen nörotransmiterlerin yetersizliğini yansıtır. Ancak bu durum bilişsel bozukluğu bulunmayan kişiler için sadece bir ölçüde geçerlidir. Dolayısıyla bu nörotransmiterlerin fazlası dikkati güçlendirmekle birlikte bu etki sınırlı kalacaktır. İyi bir şeyin fazlası da zarar olduğundan (dopamin ya da noradrenalin gibi) aslında bilişsel performansta kötüleşmeye yol açacaktır. Bu nedenle aşırı uyarılma halinin (hyperarousal) dikkatin süresini arttırmaktan çok odaklanmada yetersizlik ile sonuçlanması daha olasıdır. (Neverfap felsefesine yanlış diyenlerin önüne sunulabilecek en somut örneklerden birisi de budur. Porno ve mastürbasyonun bir zararı da fazla dopamin salgılatmasıdır. Bu da belirtildiği üzere bilişsel performansta kötüleşmeye sebep olur. Dolayısıyla kısalan odak süresi ve odaklanmada yetersizlik olarak kendini gösterir. Yine hiperaktivite semptomları ile oldukça ilişkilidir.) 

2) Aşağıda verilen paragraflar hiperaktivite üzerine yapılmış bir bilimsel çalışmadan alınmıştır. Parantez içinde verilen kısımlar metnin yorumudur. 

DEHB olguları ödüllerin gecikmesine dayanamazlar ve dürtüsel davranışlarla kısa dönemdeki ödülleri uzun dönemdeki daha büyük ödüllere tercih ederler. Dürtüsellik genellikle çocukların erişkinlerle birebir beraber oldukları ortamlarda daha azdır. (Pornografi bağımlılarının bunu bırakamama sebeplerinden birisi de kısa vadeli ödül alma istekleridir. Sonuç olarak DEHB ile oldukça benzer özelliktedirler.) 

Ebeveynlerinde DEHB olan ve olmayan erişkinlerin karşılaştırıldığı bir çalışmada; etkilenmiş ebeveynlerin yaşam boyu yıkıcı davranışlar, madde kullanım bozuklukları, anksiyete bozuklukları, daha erken yaşta depresyon tanısı alma, distimi ve davranım bozukluğu açısından daha büyük risk altında olduğu gösterilmiştir. (Pornografi bağımlılarında sıkça görülen semptomlar.) 

Diğer çevresel risk etkenleri aile içi çatışmalar, yoksulluk ve hasta ebeveynlerin varlığıdır.(Araştırılması gerektiği için bu kısma ekleme ihtiyacı hissettim.) 

Dikkatsizliğin yol açtığı sorunlardan bir diğeri de önemli eşya (anahtar, cüzdan, not defteri, ajanda gibi) ve önemli belgeleri sıklıkla kaybetme, posta, önemli evraklar ve faturaları düzenleme ve takip etmede güçlüktür. (Unutkanlık, bellek sorunları yine pornografinin karakteristik semptomlarındandır.) 

DEHB’si olan çocukların genç erişkin döneme (ortalama 22 yaş) kadar izlendiği çalışmada olguların kontrol grubuna oranla nikotin, alkol ve madde bağımlılığı, duygudurum ve anksiyete bozuklukları açısından yüksek risk altında olduğu gösterilmiştir. Biederman’ın çalışmasında kadın ve erkeklerde sırasıyla yaşam boyu madde kötüye kullanımı %26 ve 44, alkol bağımlılığı %24 ve 39, M. Depresyon %23 ve 21, sosyal fobi %23 ve 11, yaygın anksiyete bozukluğu %34 ve 28, panik bozukluğu %15 ve 6, alkol kötüye kullanımı %13 ve 24, madde bağımlılığı %12 ve 27, agarofobi %9 ve 9, bipolar I veya II %10 ve 10, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) %7 ve 3 bulunmuştur. Yaşam boyu herhangi bir psikiyatrik bozukluk eştanısı NCS’de %89, duygudurum bozuklukları %38, anksiyete bozuklukları %47, madde bağımlılığı %15 bulunmuştur. Ayrıca duygudurum bozukluğu olanlarda DEHB %13 (normal popülasyonun 3 katı), anksiyete bozukluğu olanlarda %9,5 ve madde bağımlılığı olanlarda %12,3 olarak saptanmıştır. (İşte araştırılmasını istediğimiz nokta buradadır. Gruplarda gördüğümüz kadarıyla pornografi bağımlılığı yukarıda verilen semptomların birçoğunu içeriyor. Fakat araştırmada alkol ve sigara gibi bağımlılıklara değinilmesine karşın porno ve mastürbasyona değinilmemiş çünkü bu bir bağımlılık olarak yaygın kabul görmemiş. Biz de yapacağımız çalışma ile Neverfap takipçilerinin DEHB tanısı alıp almadığı, semptomları gösterip göstermediği ile ilgili istatistiksel verileri pornografi bağımlılığının klinik tedavisinin olabilirliği ve bağımlılık olarak literatürde yer alması için kullanabiliriz. Şahsi düşüncem şudur ki yukarıda verilen bağımlılık yapıcı maddeleri kullananların ve hasta olanların içerisindeki DEHB’li oranı pornografi ve mastürbasyon bağımlılarından daha fazla değildir.) 

DEHB’li bireyler kronik belirtileri nedeniyle akademik, mesleki ya da kişilerarası ilişkilerinde güçlük yaşarlar ve bu güçlükler benlik saygısında düşme ve/veya depresyona yol açarak kişinin güçlükleriyle baş etme yöntemi olarak maddeyi kullanmasıyla sonuçlanabilir. (PMO bağımlıları da buna benzerdir. Birçoğu sorunlarla baş etmek için PMO yapmaktadır.) 

3) Aşağıda verilen paragraflar hiperaktivite üzerine yapılmış bir bilimsel çalışmadan alınmıştır. Parantez içinde verilen kısımlar metnin yorumudur. 

Ayrıca çalışmalarda DEHB’li bireylerin akranlarına kıyasla daha erken sigaraya başladığı ve denedikten sonra da daha yüksek oranda düzenli içiciliğe geçtiği bulunmuştur. Ayrıca bu bireyler sigarayı bırakma konusunda daha çok zorlanmaktadır. Genel toplumda sigarayı bırakma oranı %48,5 iken DEHB’lilerde %29’dur. Sigarayı bırakma dönemleri de daha zorlu geçmektedir. DEHB’lilerde gözlenen yüksek sigara içiciliği ve sigara bırakma güçlüğünün çeşitli nedenleri olabilir. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında DEHB olanlarda ilgili striatal bölgelerde dopamin taşıyıcısının (DAT) arttığı gösterilmiştir. Bu artmış DAT yoğunluğunun olası anlamı DEHB’li olguların presinaptik dopamin oto reseptörlerinin normal etkinliğinden daha düşük dopamin düzeyi göstermesi ve bunun da önemli uyaranlara yanıt olarak abartılı fazik dopamin yanıtıyla sonuçlanması olabilir. (Grupta tespit edeceğimiz DEHB’lilerle ilgili en temel hipotezimiz, bu bilgiler ışığında, hasta olanların bırakmasının çok daha zor olduğu dolayısıyla süreçlerini birkaç günde bir bozdukları yönünde olacaktır. Dolayısıyla odağımızı sık sık süreci bozanlara yöneltebiliriz. Zira çalışmanın sonuçları verilen hipotezlere uygun çıkar, grupta bırakmakta güçlük çeken çoğunluğun birçoğunun DEHB problemine sahip olduğu tespit edilirse Neverfap’in bazı fapstronotlar için hem psikolojik hem de klinik yardım gerektirdiği açığa çıkar.) 

SONUÇ 

Topluluk olarak çok ciddi bir kitleye sahipsiniz. Çalışma uzayınız çok geniş. Tüm bunlar sizi her ne kadar resmi olmasa da bu bağımlılık üzerine söz sahibi yapıyor. Sorumlu kişiler olarak Neverfap felsefesini klinik literatüre sokmak yine sizin elinizde. Bunun topluluğa katkısı devletin ve psikoloji otörlerinin desteğini kazanmak olabilir. Araştırma yaptığımda bağımlılığın yaygınlığına göre bu konu üzerine yapılmış çalışma sayısını çok yetersiz buldum. Profesyonellerden yardım almak üzere bu konuyu gün yüzüne çıkarmak için bu tarz araştırmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum. Grupta DEHB’li sayısının ve tüm gruba oranının hesaplanması ve tespit edilen hastaların süreçlerinin yaygın özeliklerinin tespit edilmesi için bir anket çalışması yapılmasını tavsiye ediyorum. Çalışma sonuçlarının grupta ciddi oranda DEHB’li olduğunu göstereceğini düşünüyorum. Bunun da tedavi için, süreci çok bozanlar için bir çözüm olabileceğini düşünüyorum. Bu açıdan aklıma gelen bir hipotezi araştırdım ve sizinle paylaştım. Hatalı yorumlarım olabilir. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. 

KAYNAKÇA  

[1] Tuğlu C, Öztürk Şahin Ö. Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu: Nörobiyoloji, Tanı Sorunları ve Klinik Özellikler. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar (Current Approaches in Psychiatry) 2010; 2(1):75–116  

[2] http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/03/31/frontal-lob-islevleri/  

[3] http://noroblog.net/2019/07/24/bazal-ganglia-nedir/  

[4] https://bilimfili.com/serebellum-zihnin-kalite-kontrol-merkezi  

Yorumlar

Yorum Bırakın


Yeniliklerden

Haberdar Olun