Neverfap Akademi’de pornografi bağımlılığına dair sorduğumuz en kıymetli soruların başında “neden o pornoyu izliyorum?” sorusunun geldiğini düşünüyorum. Geçmiş yazımızda belirttiğimiz gibi sınırsızca içerik havuzundan belirli kategoriyi, belirli pozisyonları ya da belirli kişileri seçmemiz rastgele olabilir mi? Bununla birlikte birçok dostumuz bazı seferlerde canı istemese de kendisini adeta porno izlemek, mastürbasyon yapmak için zorluyor ve bundan pek de keyif almıyor. Bunun sebebi ne olabilir?
Neverfap Akademi, 2017 yılından bugüne çağımızın problemlerini anlama, açıklama ve çözüme kavuşturma misyonuyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bağımlılıklara ihtiyaç duymayacak güçlü bir toplum vizyonuna ulaşana kadar da mücadelesine devam edecektir.
Bilinç düzeyinde pornografik içeriklerin sadece hoşumuza gittiğini düşünebiliriz ancak bilinçdışında izlenilen her bir pornografik içerik ve mastürbasyon kişinin hayatta karşılayamadığı ihtiyaçlarını, hayatın zorluklarına karşı sarıldığı savunma mekanizmalarını yansıtıyor olabilir. Bir psikolog olarak karşılaştığım relapse hikayelerinin bunu doğruladığını söyleyebilirim. Relapse’te kişinin “gerçekte ne istediği” anlaşıldıkça büyü adım adım bozulmakta, pornografiye duyulan yüksek istek azalmaktadır.
Kişinin çevresini dönüştürmesi, krizlere karşı önlemler alması, krizleri atlatması ve süreçte ilerlemesi şüphesiz çok önemli. Süreçte ilerleme yalnızca pornografinin zararlarından kurtulmayı değil psikolojik düzey olarak daha güçlü, işlevsel, zorluklarla baş edebilir hale gelmeyi de sağlıyor. Bunun yanında geçmişte ya da şimdi izlediğimiz içerikleri analiz etmemek ruhumuzdaki boşlukların es geçilmesine ve gelecekte herhangi bir tetiklenmeyle tekrardan bağımlılığın nüks etmesine kapı aralayabiliyor.
Şimdiye kadar analizlerimizi psikanalitik ve psikodinamik yaklaşımla yaparken bu içeriğimizde farklı bir yaklaşıma dair örnekler vermeye çalışacağım.
Varoluşçu psikoterapinin kurucusu Irvın D. Yalom’a göre insanın korkularının temelinde ölüm korkusu yatar. Ölmeye, yok olmaya dair ilk deneyimi dünyaya fırlatıldığında yaşar ve önce anneye sonrasında aileye tutunarak hayatta kalır. Her ne kadar fiziksel ölüme dair somut işaretler geçse de yaşadığı bu ilk deneyim varlığının sonluluğuna, ölüme dair ruhunda taşınması çok güç bir kaygı uyandırır. Bu öyle yoğun bir kaygıdır ki ölüm gibi soyut bir alandan farklı alanlara; kaygılara, düşüncelere, eylemlere dönüşmek zorunda kalır.
Birçoğumuz ölüm düşüncesini bastırır ve yerine sağlığımızla ilgili takıntılar geliştiririz. Saçlarımızdaki beyazlara odaklanır, cildimizdeki kırışıklıkları takip ederiz. Bir tarafta ölümün hiçliğine karşı aşırı bir var olma halinde kendimizi yıpratacak kadar çalışabilir bir tarafta her başlayan şeyin sonunun geldiğini bildiğimizden o sonla karşılaşmamak adına her şeyi erteleriz.
Yalom’un cinsellik üzerine kıymetli saptamaları olsa da onları farklı bir içerikte ele almayı tercih ediyorum. Biz bu içerikte “ölüm kaygısı pornografi bağımlılığı ile bastırılıyor olabilir mi?” sorusuna yanıtlar arayalım istiyorum.
İnternet Pornografinin Sağladığı Mutlak ve Sonsuz Kontrol
Pornografinin tarihsel sürecini 8 derslik eğitim programımızda detaylıca işlemiştik. Sinemanın, dergilerin, televizyon pornografisinin internet pornografisinden ayrıldığı iki noktaya odaklanalık.
İlk nokta eski pornografi sınırlıdır. Sinemada başlar biter, dergide sayfaları sınırlıdır ya da sahip olabileceğiniz kaset ve cd’lerin sınırı vardır. Oysa internet pornografisi tam anlamıyla “sınırsızdır.” İzlenebilecek içerik sayısının kaç milyon olduğunun bile önemi yoktur zira hepimiz biliriz ki ömür boyu izlenecek içeriklerin yanında mutlaka yenileri gelmeye devam edecektir. Sınırlı ömrümüz karşısında sınırsız bir kaynağa sahip olduğunu bilmek her ne kadar zararlı olduğunu bilsek de bilinç dışımızda “sonsuz ve besleyici bir kaynağa sahibim” hissiyatı oluşturabilir.
İkinci noktaysa internet pornografisi kişiye mutlak bir kontrol verir. İstediği kadın ya da erkeğe ulaşabilir, istediği içeriği istediği kadar izleyebilir ve bir başka içeriğe geçebilir ve bunu istediği kadar sürdürebilir. Hatta yapay zekanın gelişimiyle birlikte sadece pornografi siteleriyle de sınırlı kalmayarak istediği pornoyu yaratabilir ya da herkesi bir porno oyuncusuna dönüştürebilir.
Pornografinin hayatında kontrol edemeyeceği ölüm gibi bir gerçek olan kişiyi sınırsız bir “dünyaya” çekmesi ve ona bu dünya içerisinde mutlak kontrol vermesi pornografinin neden geçmişte değil de internete sıçramasıyla küresel bir pandemiye dönüştüğünün bir yanıtı olabilir.
Ölümün Panzehiri Olarak Pornografi
Ölüm dediğimizde zihnimizde çağrışan ilk kelimeler nelerdir? Belki ilk sırada olmasa da hepimizin zihnine yaşlılık, hastalık, yorgunluk gibi kelimeler gelecektir. Peki pornografide neler yoktur? İnsanlar ya genç ya da yaşlı olsa dahi bedenleri oldukça sağlıklıdır, kimse hasta değildir, saatlerce (!) sevişebilirler. Pornografi adeta içinde ölümün ve ölüme dair işaretlerin olmadığı bir kurtarılmış bölgedir. Klostrofobisi olan birisinin rüyasında uçsuz bucaksız ovaları gezmesi gibidir adeta.
Ölüme, yaşlılığa, tükenmişliğe dair işaretlerin olmadığı gibi insanlar son derece şehvetli, tutkulu ve güçlüdür. Sevişmek için her şeyi yapabilirler ve sevişmek başlı başına doğumun, yaşamın bir işaretidir. Partnerinin arzularını tatmin eden, onu besleyen bir kadını ya da karşısındaki kadına istediği her şeyi yapabilen mutlak güçlü bir erkeği görmek kişide sadece dopamin salınımına neden olmaz, ruhunun derinliklerinde bir yerlere dokunur.
Varoluşçu Yaklaşım Pornografi Bağımlılığını Anlamamızda Neden Önemli?
Bazı ruh sağlığı uzmanları tek faydalı terapi ekolünü kendi ekolleri olduğunu kabul eder, diğer tüm ekolleri anlamsız bulurlar. Biz Neverfap’te tüm ekollerin anlam taşıdığını, kimi kişilerde kimi ekollerin daha etkili olabileceğini düşünüyoruz.
Dinamik psikoterapi eğitimini sürdüren bir psikolog olarak halen 0-6 yaşın, nesne ilişkilerinin pornografi bağımlılığını anlamakta bize çok şey öğreteceğini düşünüyorum. Şimdiye kadar neredeyse hiçbir relapse görmedim ki kişinin annesi ve babasıyla ilgili bir şey anlatmasın.
Dinamik psikoterapi kişinin güvende hissetmek için içine hapsolduğu savunma mekanizmalarını, kurduğu ilişki şemalarını anlamamızı sağlarken bunu doğası gereği kişi özelinde gerçekleştiriyor. Varoluşçu psikoterapiyse herhangi deneyime bağlı olmadan, varolmamız nedeniyle karşılaşabileceğimiz çatışmalara odaklanıyor.
Irvin Yalom dört temel varoluşsal kaygı olduğunu öne sürüyor: “Ölüm, özgürlük, yalnızlık ve anlam. Şimdiye kadarki sınırlı okumam ve araştırmam pornografi bağımlılığının sadece ölüm kaygısıyla değil diğer üç kaygıyla da ilişkisi olduğunu söylüyor.
Yalom’un çözüm önerisi ise bilinç dışında yaşanan bu kaygıyı bilince taşımak. Ölümle, ölümden korkan tarafımızla yüzleşmek, ondan kaçınmak için nelere tutunduğumuzu fark etmek ve varoluşun bu hakikatini kabul etmek. Bunun için okumak, yazmak, bu ortak insani kaygılar etrafında bir araya gelerek konuşmak.
Peki Pornografi Bağımlılığı İçin Varoluşçu Perspektiften Ne Yapabiliriz?
Topluluğumuzda ücretsiz gerçekleştirdiğimiz her eğitimin başında abartarak vurguladığımız gibi “bir pornografi bağımlısının pornografide arzuladığı belki de son şeydir yetişkin cinselliği.” Tecrübemiz ve bilimsel çalışmalar bize asıl arzulananın güven, anlaşılmak, beslenmek, güçlü hissetmek gibi temalar olduğunu söylüyor ve bu taraftan baktığımızda hepsi Yalom’un ölüm korkusu karşısında hayatta kalma arzusunda buluşabiliyor.
Pornografi bağımlılığının bilinçdışı düzeyde hangi dinamiklerle ilişkili olduğunu anlamak için üç düzeyde hareket edebiliriz.
Birincisi blogumuz ve ücretsiz eğitimlerimiz. Neverfap Akademi uzmanları dışında pornografi bağımlılığını bilinçdışı düzeyde çalışan kuruluşlar, kişiler olmadığı için bizim dışımızda varoluş ve varoluşsal psikoterapi üzerine okumalar yapabilirsiniz.
İkincisi grup görüşmeleri ve grup terapileri. Grup görüşmeleri hem sağlıklı bağlar kurduğumuz hem yargılanmadan kendi içimizi dökebildiğimiz hem de başkalarının deneyimleri aracılığıyla kendimizi tanıdığımız alanlardır. Neverfap’te hem her hafta bir araya geliyor hem de belirli aralıklarla grup terapileri düzenliyoruz.
Üçüncüsü, belki de en etkili yöntemse psikoterapi sürecinden geçmek. Ne yazık ki yapısal koşullar nedeniyle terapi herkes için erişilebilir olmasa da imkanı olan kişilerin imkanları düzeyinde psikoterapi sürecinden geçmeleri bilinç dışının derinliklerine inmek için en uygun yol. Sadece kurtulma aşamasında olan arkadaşların değil, sürecinde hatırı sayılır günlere ulaşmış dostlarıma da elde ettikleri bu başarıyı korumak adına terapi almalarını, sürecinin üçüncü yılında terapiye başlamış biri olarak tavsiye ederim.
Bilhassa bu konuda, pornografi bağımlılığı hakkında danışmanlık almak isteyen dostlarımız bizimle iletişime geçebilirler.
Özet
Bu yazının ana argümanı: İnternet pornografisi, ölüm kaygısı başta olmak üzere varoluşsal kaygıları bastırmak için bilinçdışının kullandığı bir araçtır; sınırsızlık, mutlak kontrol ve ölümün yokluğu temalarıyla kişinin bilinçdışındaki çatışmalarını rahatlatır ancak var olan kaygıyı daha da derine iter. Çözüm pornografide gerçekte neyi arzuladığını fark etmek ve var olan çatışmaların dil yoluyla açığa çıkabileceği koşullar yaratmaktır.
Topluluğumuzda ücretsiz gerçekleştirdiğimiz eğitimleri kaçırmamak için anonim Whatsapp kanalımıza katılabilir, paylaşımlarımızı oradan da takip edebilirsiniz.
Süreciniz daim olsun.
-Psikolog Umut Bural.