Pornografi Serisi #1 | Tarihi

Pornografi tarihine girmeden önce dilerseniz pornografi kelimesinin anlamına bakalım. Pornografi kelimesi porno ve grafi kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Pornonun, yani müstehcen yayının yayınlanması anlamına geliyor.

Porno kelimesinin kökenine dair iki teori mevcut ve ikisi de bizi oldukça şaşırtacak cinsten. Birincisi ve yaygın olanı Yunanca satmak, özellikle köle satmak anlamlarına gelen “pernemi” fiilinden türetildiğine dair. Pernemi, Hint Avrupa dillerinde “per-na”ya oradan da paraya evrilmiştir. Yunan dilinde de aynı fiilden doğan bir diğer kelime pornodur. Yani bu teoriye göre para ile porno aynı fiil kökünden gelmektedir.

İkinci teori ise Ayasofya’yı inşaat ettiren Justinyen’in eşi Theodora’ya dayanmaktadır. Çok iyi bir dansçı olan Theodora’nın devrinde dans pek hoş karşılanmayan bir eğlencedir. Tarihi hipodromda çalışan babası ölünce ailesinin geçimini sağlamak için Pornai sokağında dans gösterileri düzenlemeye başlar. Theodora’nın dans gösterileri öylesine büyüleyicidir ki yer yerinden oynar. Kral Justinyen de bu gösterilerde tanır Theodora’yı. O sokaktan geldiği düşünülür porno kelimesinin.

Bu kısa kısmı anlamını bilelim ve bir miktar da genel kültürümüz olsun diye işledik. Dünyanın her yerinden para akıtılan pornografinin gene para ile aynı kökten gelebilme ihtimali oldukça ironik.

Kelime kökenini işlediğimize göre tarihine geçelim. Pornografinin kökeninin ilk insanlara dayandığı, mağaralardaki kadın ve ilişki tasvirleriyle başladığı ileri sürülmekte. Porno savunucuları bu düşünce ile pornografinin ilk insanlarda da mevcut olan, masum bir eğlence olduğunu savunmakta. Ancak bir kadın bedeni ya da ilişkinin tasvirinin yarattığı etki ile internet pornosunun yarattığı etki karşılaştırılamaz.

Kayalara, mağara duvarlarına çizilen kadın vücudunun, cinsel ilişkilerin tasvirini zamanla sanatsal çalışmalar aldı. Bu sanatsal çalışmalar devam ederken pornografinin diğer kolları gelişim gösterdi. Pornografik kitaplar, pornografik masallar ki, günümüzde masum bildiğimiz birçok masalın kökeni bu pornografik hikaye sever kitle için oluşturulmuştur, bu devirde yükselişe geçti.

Yani pornografi binlerce yıldır süregelen bir olguydu. Ne kadar yasaklanırsa yasaklansın birileri talep oldukça arzı sunmaya devam etti. Geçmişteki bu ilerleyiş de bize pornografi ile yirmi birinci yüz yılda nasıl mücadele edeceğimizi gösteriyor.

Bu pornografik içeriklerin yerini 1900’lü yıllarda sinema almaya başlayacaktı. İlk sinematografik pornografi içeriği 1896 yılında ortaya çıktı. Sessiz bu 7 dakikalık film çok büyük bir ilgi gördü. Bu filmi 1910 yılında Almanların yaptığı bir film takip etti.

1906-1911 yılları arasında tam 52 film çekilmiştir. Bu filmler erkeklere özel sinema geceleri adı altında pazarlanmış sinemalarda gösterilmişti. Bu filmler 1960 yıllarına kadar amatör bir biçimde ilerlemişti. 

60’lardan sonra hardcore porno kavramı ortaya çıktı. İnsanlar sıradan, softcore içeriklere alıştıkları için bu hardcore kavramına uzunca bir süre tepki dinmedi. Bu dönemde birçok hardcore filmin yayınlanması mahkeme kararları ile yasaklanmıştı. Günümüzdeki pornografi kültürü ile karşılaştırıldığında eskiden pornoya her an erişilemiyor, özel sinemalarına gitmek gerekiyordu.

Bu dönemde sinemanın yanı sıra dergi sektöründe de hareketlenme olmuştu. Hugh Hefner 1953 yılında meşhur “Playboy” dergisini çıkarttı. Bu dergiyi birçok erotik dergi takip etti. 1974’de de ünlü “Hustler” dergisi ortaya çıktı. 

Burada araya girmem gerek. Pornografi ve tarihi üzerinde araştırma yapacaksanız birçok dergi, kuruluş, site, porno yıldızı ismi görürsünüz. Pornografinin günümüze geliş sürecini anlamanız için gerekli dergi ve kuruluş isimleri söylemek durumundayız. Tecrübe ile sabittir ki bir merak duygusuyla bu tarz içeriklere bakma isteği gelebilir. Bu isteğe dikkat edin dostlar.

Bu dergiler başlangıçta doğal pozlar çekmekte, günümüz pornografisi ile karşılaştırılamayacak içerikler sunmaktaydı. 69-74 yılları arasında görev yapan Nixon hükümeti dergiler üzerinde bir araştırma yaparak kayda değer bir zararının bulunmadığına dair karar vermiştir. 81-89 yılları arası pornografinin artık yükselişe geçtiği ve şikayetlerin duyulmaya başladığı yıllarda Reagen hükümeti bir araştırma ile pornografinin zararlı olduğunu söylese de bütün pornografik içerik üreticileri Nixon dönemindeki bildiriyi binlerce kopya ile yayınlayınca kamuoyunda Reagen hükümetinin araştırmasının bir değeri kalmıyor.

Türkiye’de ise 70’ler itibariyle her eve yavaş yavaş televizyonun gelmesi ve sinemanın sönüşe geçmesiyle Yeşilçam yeni atılımlara yöneldi. Önceleri komedi-seks karışımı içerikler üretirken zamanla doğrudan pornografik içeriklere kaydı. Darbe sonrasında ise bu içerikler durdu, dış pazarın payı yükseldi. DVD’lerin artmasıyla beraber pornografi şifreli kanallardan istediğimiz her an erişebileceğimi bir hale gelmişti. 

İşte büyük bir kısmımızın doğduğu internet pornografisinin temelinde bunlar vardır. Pornografinin temellerini, binlerce hatta on binlerce yıllık geçmişini, yüzlerce yıldır nasıl insanların cinsellik güdülerinden faydalanıldığını bilmek, şahsi mücadelemizde işimizi kolaylaştıracaktır.  

İnternet pornografisi 1990’lı yıllarda hayatımıza girdi. Türkiye’de tam anlamıyla yükselişi 2000’li yılları buldu. 2000’li yıllarda 88.000 olan porno sitesi sayısı 2004 yılında girildiğinde 1.6 milyona ulaşmıştır. Ve üzücü bir diğer istatistik de 96-2004 yılları arasında FBI raporuna göre çocuk pornosu 23 kat artmıştır. 

Pornografi hayatımıza 90’lardan itibaren hiç olmadığı kadar hızlı bir biçimde girdi. Pornografinin normalleştirilmesi için müzik sektörü kullanıldı. Özellikle rap müzik ile özdeşleştirilen pornografi, zamanla normalleşti. Porno yıldızlarının ünlü şarkıcılarla sevgili yapılması, konuşmalara davet edilmesi ve satın alınan akademisyenlerin, doktorların pornografiyi savunan açıklamalarda bulunması pornografiyi normalleştirdi.

Amerika’da bir profesör bu konu hakkında şunu söylüyor: “Eskiden sınıfa pornografi ile ilgili soru sorduğumda kadınlar tiksindiklerini söylerken erkekler utanarak izlediklerini itiraf ederlerdi. Şimdi aynı soruyu sorduğumda kadınlar utanarak izlediklerini, erkeklerse bunun normal bir şey olduğunu söylüyor.” 2005 yılında ait bu alıntı günümüz toplumunu anlamamız için yeterli olacaktır sanırım.

Porno izleyerek hükümet karşıtı, özgür düşünceli insan olma hissiyatı Amerika’da ortaya çıktı ve ne yazık ki ülkemizde de yer buldu. Hükumetin pornoyu engellemesini özgürlüğe karşı yapılmış bir hareket görüp sokaklarda pornonun savunulması, toplum tarafından özgürlükçü olarak görülen insanların pornoyu şuursuzca savunmasıyla pornografi üst bir yerde konumlandı.

Günümüzde bir erkek porno izlemediğini söylediğinde anormal bir durum olarak görülüyor. Erkeklerin mutlaka porno izleyip mastürbasyon yapmaları, aksi takdirde problemlerle karşılaşacakları düşüncesi porno endüstrisi tarafından zihnimize yerleştirildi. 

2005 yılı sonrası Amerika’daki özel porno yerleşkelerinde binlerce film üretildi. Milyarlarca dolarlık bir lobi oluştu. Silah lobisinden farkı olmayan bu lobi gerektiğinde doktorları, gerektiğinde akademisyenleri, gerektiğinde basını kontrol edebilecek güce erişti. 

Endüstri müşterilerini tutup Pazar payını koruyabilmek için sürekli; içeriklerinin şiddetini, farklılığını arttırmakta. Yapılan çalışmalar uyarıcının cinsellik değil farklılık olduğunu ortaya koymuş durumda. Başlangıçtaki cinsel birleşme videoları zamanla yerini işkence, eziyet içeren kategorilere ve sonrasında transseksüel, eşcinsel kategorilere; pedofili, zoofili ve nekrofiliye bıramakta. 2018 istatistiklerinde büyük bir yükselişe geçen transseksüel içerikler 2019’da daha da yükselecek. Çünkü pornografinin sondan bir önceki noktası cinsellik kayması. Artık kişiyi hiçbir şey tatmin edemediğinde önce transseksüel, sonrasında da gay ya da lezbiyen içeriklere geçiliyor. Bu videolara uzun süre maruz kalınırsa kişi eşcinsel olmamasına rağmen eşcinsel arzular duyup kimlik kayması yaşıyor.

Kişiler eşcinsel olmadıkları halde bu eğilimleri gösterdiklerinde kurtulmak istiyorlar. Araştırmalarıyla problemin mastürbasyon ve pornoda olduğunu keşfeden onlarca kişi aramızda normal yaşantılarına döndü. Bunun haricinde hali hazırda kendisini eşcinsel olarak gören, kabullenen ve bu şekilde mutlu olan kişiler pornografiyi bıraktıkları halde eşcinsel eğilimlerden dönmediler.

2018 yılının istatistiğine göre 35-44 yaş arasında transseksüel kategorisi bir önceki yıla göre %124; 45-54 yaş arasında %214; 55-64 yaş arasında da %290 artmış durumda. Geçmiş yılların istatistiklerini inceleyerek gelecek yıllara dair beklentileri ayrı bir videoda inceleyeceğiz. 

Pornografi bağımlılığını incelemeden önce tarihini, geçtiği yolları bilmekte fayda var. Mücadele ettiğimiz şey birkaç değil binlerce yıllık bir geçmişe sahip.

Sorularınızı yorumlar bölümünde sorarsanız seve seve cevaplayacağız dostlar. 

Neverfap hareketine destek olmak için tıklayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir