Pornografi Tecavüz Oranlarını Düşürebilir Mi?

Pornografi ve tecavüz ilişkisi

Porno siteleri ve seksologlar tarafından sürekli söylenen ‘’porno kullanımı tecavüz oranlarını düşürüyor’’ yargısını duydunuz mu? Bu yanlıştır.

FBI’dan elde edilen yeni verilere göre (alttaki alıntı) tecavüz vakaları (nüfusun her 100.000’de birinde) 2014’ten 2016’ya (buna dair veri mevcut olan en son yıl) sabit bir şekilde artışta. Birleşik Krallık‘ta 138.045 cinsel suç vakası görüldü ki bu da %23’lük bir artıştı (Eylül’den önceki 12 ay içerisinde, 2017 yılı).

Yine de, aynı zaman dilimi içerisinde:

  • Nüfus yaşlanmaya devam etti,
  • Ve cinsel aktivitelerin genel oranları sabit bir biçimde düşüş gösterdi; Batı’daki doğurganlık oranları gibi.

İnternet pornografisi kullanımı genç erkekler arasında neredeyse evrensel durumda. Aslında, birçok genç adam gerçek hayattaki karşılaşmalara ilgisiz ve ekrandaki pornolara yapışmış durumda görünüyor… Buna rağmen tecavüz oranları artışta. Bu (genel bağlamda) porno kullanıcılarındaki agresif davranışların bir kanıtı. ‘’Genel Nüfus Üzerindeki Çalışmalarda Pornografi Kullanımı ve Cinsel Saldırganlığın Gerçek Eylemleri’ne Dair Bir Meta-Analiz’’ isimli yakın zamanda yapılmış bir meta-çalışma bize şunları aktarıyor:

7 farklı ülkeden 22 farklı çalışma analiz dahil edildi. (Porno) Tüketimi; ABD’de ve uluslararasında, erkek ve kadınlar arasında, kesitsel ve boylu boyuna olan araştırmalarca cinsel saldırılarla bağdaştırıldı. Bağlantılar fizikselden daha ziyade sözlü saldırganlıklarla alakalıydı ki her ikisi de önemli. Araştırmaların sonucunda elde edilen genel yargılarda şiddet barındıran içeriklerin azdırıcı etken olabileceği öne sürülüyor.

Yeni elde edilen ve son 4 yıla ait olan verilere bir bakın (fotoğrafı altta alıntılı). Tecavüz sayısı ve tecavüz oranlarındaki artış (nüfusun her 100.000’de birinde) sayfanın neredeyse yarısında başlıyor. Oranlamaların FBI’ın revize edilmiş tecavüz tanımı ile ilgili olan tecavüz sayısı ile tecavüzün standart tanımı olarak iki şekilde verildiğini göreceksiniz. Her iki biçimde yapılan tecavüz tanımında da oranlar artışta. Anahtar bilgiyle alakalı bir ekran görüntüsünü veriyoruz. En üstteki rakamlar 2013 yılına aitken, en alttaki veriler 2016’ya ait.

Üstten alta: 2013,14,15 ve 16.

[Çevirmen Notu: Tablonun sol tarafında yer alan veriler FBI’ın revize edilmiş tecavüz tanımının verilerini gösteriyorken, sağ taraftaki tecavüzün genel tanımına ait olan verilerdir. (Gri kutucuklar vaka sayısı ve beyaz kutucuklar yıldan yıla tecavüz oranları)]

FBI’a göre, 2016 yılında emniyet güçlerine genel anlamında olan 95.730 tecavüz vakası bildirilmiş. Bu tahmin, 2015 yılında olanlardan %4,9; 2012 yılında olanlardan %12,4 ve 2007 yılında olanlardan %3,9 daha yüksek. (Tablo 1 ve 1A’ya göz atın.)

Birleşik Krallık’tan elde edilen verilere göre, akım devam ediyor gibi görünüyor (gönderinin üst kısımlarında bahsi geçmişti).

Tecavüz vakalarında sürekli olarak olay sayısından daha azının rapor edildiğini akılda tutmakta fayda var. ABD’li bir hukuk profesörünün önerdiği bu kâğıda göre, polislere yapılan ihbarlar bile geçersiz sayılabiliyor.

Bu çalışma ülke çapındaki polis departmanlarında tecavüz sayılarının azaltılmış şekilde sayılmasının ne kadar geniş bir alana yayıldığına işaret ediyor. Çünkü “hileli ve hatalı verileri belirlemek” esasen büyük ölçüde olağandışı veri katmanlarını yok etmek iken, ben istatiksel olarak aykırı olanlar için bir tespit yapabilmek adına hangi yetki alanlarının verilerinde önemli anormallikler olduğunu belirlerken yeni bir yöntemi kullanıyorum. Bu yeni yöntemi kullanarak, diğer belediyelerin de yapılan tecavüz şikayetlerinin gerçek sayısını verirken herhangi bir hata yapıp yapmadığını belirlerken, ülke genelinde önemli ölçüde tecavüz vakalarının sayılmasında indirgenme yapılmasının birçok polis departmanında olduğunu buldum.

Sonuçlar ise üzerinde çalışma yapılan ve en az 100.000 kişilik nüfuslardan sorumlu hâldeki 210 polis departmanının yaklaşık %22’sinin tecavüz verilerinde 1995 yılından 2012 yılına kadar kayda değer ölçüde eksik olduğunu gösteren önemli istatiksel düzensizliklere sahip olduğunu gösteriyor. Başka bir husus da, sayım indirgemelerinde araştırmanın gerçekleştirildiği 18 yıl içerisinde %61’lik bir artışın olduğu. Yüksek derecede ilişkili cinayetlerden veri işleyerek polislerin eksik sayımlarını kaldıran ve verilerin düzeltilmesini sağlayan bu çalışma, 1995-2012 yılları arasında yaklaşık 796.213 ila 1.145.309 adet kadın mağdurlara ait olan vajinal tecavüz şikâyetlerinin uluslararası kayıtlardan silindiğini gösteriyor. Bunun ötesinde, çalışmayla beraber doğrulanan bilgiler arasında bu çalışmanın veri takibinin başlatıldığı 1930 yılından bu yana 15. ile 18. en yüksek tecavüz oranlarının olduğu zaman periyodları içerisinde gerçekleştirildiği bilgisi de var. Tecavüz konusunda enlice raporlanan ‘’Fevkalade İnkâr’’ı tecrübe etmek yerine, Amerika gizli bir tecavüz krizinin içerisinde olmayı yeğliyor.

Son olarak, araştırmaların ezici çoğunluğu porno kullanımının inançları, tavırları ve davranışları etkilediğini gösteriyor. Tekil araştırmalara göz atın – Sayısı yirmi beşi geçen araştırmalar porno kullanımının kadınlara ve cinsel görüşlere karşı eşitlikçi olmayan davranışları tetiklediğini söylüyor – Veya 2016 meta-analizinden şu özet: Medya ve Cinselleştirme:  Deneysel Araştırmanın Durumu, 1995-2015. Alıntı:

“Bu derlemenin amacı medya cinselleşmesinin etkilerini test eden deneysel çalışmaların bir araya getirilmesiydi. Derlemenin odağı içerisinde ise İngilizce dilinde ve 1995-2015 arasında yayınlanmış olan hakemli gazeteler vardı. 135 çalışma içeren toplam 109 yayın kullanıldı. Bulgular, bu içerikle hem laboratuvar maruziyetinin hem de düzenli günlük maruziyetin direkt olarak, içerisinde daha yüksek seviyede vücut memnuniyetsizliği, daha fazla kendini nesneleştirme, cinsiyetçi inançların ve düşman cinsiyetçi inançların daha fazla desteklenmesi ve kadınlara karşı cinsel şiddete olan toleransın artması gibi sonuçlarla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bunun da üstüne, bu içeriğe olan deneysel maruziyetin kadın ve erkeğin her ikisinde de kadınların yetkinliği, ahlakı ve insanlığı hakkında daha az görüşe sahip olmasına neden olduğu görülüyor.”

Makaleyi çeviren Neverfap çeviri ekibinin üyelerinden Hasan Efe Güler’e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ekibimizi desteklemek için buraya tıklayın.

Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir