Karşı Cinsle Etkileşimde Problemler Ve Çözümleri #3

centilmenkulubu.com’un sahibi sevgili dostum Secret’ten karşı cinsle iletişim problemi yaşayan dostlarımız için kalıcı çözümler içeren bir yazı kaleme almasını istemiştim. Sağ olsun siz değerli Neverfap üyeleri için 3 parçalık bir çalışma kaleme aldı. Bu, çalışmanın 3. parçası. Sevgilerle.

 

#Dördüncü tavsiye: Bilgiyi sürekli testten geçirin

Sana bir soru sormama izin ver. Soracağım soruyu 5 saniye kadar düşün. Hazır mısın ? ……. Bana bilgi ile tecrübenin farkının söyleyebilir misin ? …….. Aklına ilk gelen şey neydi ? Şimdi de benim yorumumu dinle. Tecrübe bilginin denenmiş halidir. Bilgi son derece kitabidir ve pasif durumdadır. Bilgi denendiğinde ise tecrübeye dönüşmüştür ve ortaya bir fayda çıkmıştır.

Erkekler sosyal ilişkilerindeki problemleri tüm bu bilgileri bilerek çözebileceklerini düşünüyorlar. Ancak bilgilerin gerçek yaşama geçirilmesi sancılı bir süreçtir. Aslında tüm o bilgiler kulağına küpe olsun ve git onları dene diye var. Senin tecrübe etmen gerek.

Her duyduğun bilgiyi direk olarak hayatında uygulayamazsın çünkü değişim sancılıdır. Ve kağıt üzerinde ne kadar mükemmel görünsede çok fazla değişken olduğu için her bilgi herkese uymaz. Örnek veriyorum sen kızın yanlış bir davranışı karşısında nasıl davranman gerektiğini aşağı yukarı kafanda biliyor olsan da, her zamanki kendi davranışına devam etmeye meyillisindir, bunun dışına çıkmaya çalıştığında psikolojik bir gerilim oluşur. Kendini zamanla zorladığında ise bu bilgiyi ancak yavaşça hayatına geçirebilirsin.

Buna ek olarak söyleyeceğim şey sosyal ilişkilerin örüntü ile öğrenildiğidir. Tıpkı büyük satranç oyuncularının örüntü ile satranç oynamaları gibi. Örüntü ile öğrenmek şudur: Daha önce benzer bir durumda kalmışsındır ve belli bir davranışı sergileyerek o durumu çözmüşsündür. Bu senin için otomatik olarak öğrenilen bir davranış tarzı, örüntü olmuştur artık.

İlk başta ne yapman gerektiğini bilmezsin. Sonra kitapta okuduğum bir bilgiyi uygularsın olmaz, sonra o bilgiyi biraz daha kendi tarzınla uygulayarak yaptığında olduğunu görürsün. Ya da kız seni kullanıyordur, sen de kendi beta davranış şeklinden psikolojik olarak sıyıramadığın için bir türlü tepkini ortaya koyamıyorsundur, ancak sonunda sergileyemediğin davranış yüzünden kendine saygının düşmesi bedeliyle karşı karşıya kalmışsındır. Bir daha benzer bir durum olduğunda artık kendi yöntemlerinle bu duruma tepkini koyabiliyorsundur. İlk başta otorite karşısında ezildin diyelim, ama baktın ki bu ezilme hayatta seni bir yere götürmeyecek, sonra bu davranıştan bıkıp insanları gözünde büyütmeyi bırakıyorsun. Bunlar hep deneme yanılmayla en iyi yolun bulunduğu örüntü öğrenmeleridir. Beyniniz örüntü ile öğrenen bir makinedir. Beyin için teorik bilgi bir şey ifade etmez.

Kağıt üzerindeki bir bilgiyle bunu gerçek yaşamda uygulamak apayrı şeylerdir. Bu konunun kafanda pekişmesi için sana gülümsetici bir hikaye anlatacağım:

Vaktiyle Fransa hükumetinden biri Napolyon Bonapart’ı bir muharebede eleştirmeye kalkıp, parmağını harita üzerinde gezdirerek:   “Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek öteki yeri zapt etmeliydiniz” gibi fikirler yürütmeye başlayınca Napolyon şöyle cevap verir:“Evet oralar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım”

Bunun yanında bilginin işlevselliği kişiye göre değişir. Bir mankenin üzerinde görüp “evet bu çok güzel bir elbise” diyebilirsin, ama sana yakışacak mı ? Her erkek hayatlarında ve ilişkilerinde farklı davranışlar sergileyerek, farklı şeyler söyleyerek başarılı olur.

Kısacası kitabî bilgi hiç bir şeydir ta ki uygulanıp kendi üzerine uyduruncaya, birer tecrübeye dönüştürülünceye kadar. Özellikle sosyal ilişkiler üzerine uygulanmamış onlarca teori hiçbir şey ifade etmez. Ancak çok sakar bir şekilde denenmiş bir bilgi çok şey ifade eder.

Bilgileri tecrübelere dönüştürürken bu yoldaki kötü tecrübelere teşekkür etmeyi bilmelisiniz. Kötü tecrübeden kaçarak gelişme olmaz. Doğada iyi ya da kötü yoktur bunları beyninizde siz sınıflandırırsınız. Mesela  diyelim ki siz kimsenin umurunda olmayan birisiniz. Bu durumda kimsenin umurunda değilim diye üzülebilirsin ya da yaşasın kimsenin umurunda değilim bu dilediğim her şeyi istediğim gibi yapabileceğim anlamına gelir diye sevinebilirisiniz.

Doğadaki sağlıklı öğrenme yolu deneme ve yanılmadır. Deneyerek ve yanılarak öğreniriz. Kendinize hiç deneme yanılma payı bırakmadan öğrenmeyi ummak gerçek dışıdır. Tabi kaç denemeden sonra öğreneceğiniz kişiye göre değişen bir şeydir ancak size verilen doğru kaynaktan tavsiyeler ile bu yolu çok daha kısaltabilir ve her halükarda eski halinizden 10 kat daha iyi olabilirsiniz.

Bunun için sürekli pratik yapmayı önemsemelisiniz. Bir erkek her zaman teori ile pratiği dengede tutmalıdır. Mesela  farklı konularda bolca kitap okumak ve kültür edinmek çok önemlidir ancak kitap okumak temelde içe dönük bir aktivitedir. Sosyal iletişiminde sana fayda sağlar ancak sadece kitap okumaya güvenirsen iletişim kuramaz hale gelirsin. Başarılı olmak istiyorsan içe dönük ve dışa dönük aktivitelerin bir dengesini kurman gerek. Evet bazı günler canın isterse 10 saat kitap okuyabilirsin ancak bugün 1 saat kitap okuduysan ve hiç bir yere gidip 1-2 kişiyle laflamadıysan, bugün 1 saat daha fazla kitap okumayı dışarı çıkmaya yeğliyorsan bu davranışın seni sosyal ilişkilerde geriye götürecek demektir. Aslında bu durumda kitap okumayı bir kaçış olarak kullanmış oluyorsun. Kimse sadece kitap okuyarak futbol oynamayı öğrenmedi , kimse sadece kitap okuyarak yemek yapmayı öğrenmedi kimse de sadece kitap okuyarak sosyal ilişkileri öğrenemeyecek.

Umberte Echo’dan bir alıntı yaparak bu konudaki sözlerimi noktalayayım:

“Kaybedenler, kendi kendini yetiştirmiş kişiler gibi, kazananlara oranla çok daha geniş bir bilgi ağına sahiptirler; kazanmak istiyorsan tek bir şey bilmen, her şeyi bilmekle zaman yitirmemen gerekir; derin bilginin hazzı kaybedenlere özgüdür. Biri ne kadar çok şey biliyorsa, işleri o kadar ters gidiyor demektir”

 

#Beşinci ve son tavsiye: “Kadınlar doğar- erkekler olur”

Bir kadın düşünün, doğar ve belli bir yaşa ulaştığında artık fiziksel güzelliğinin zirvesindedir. Artık elinde hiç zahmet etmeden ulaştığı doğa tarafından verilmiş muazzam bir güç vardır. Güzellik hayatta gücün bir forumudur, tıpkı gücün diğer formları olan para, başarı, hayat becerileri gibi. Ve görünümüyle kazandığı ancak onu idare etmekte kesinlikle becerikli olmadığı bu gücü  hayatta istediklerine ulaşmakta bir kolaylık aracı olarak kullanır.

Erkekler ise hayatta doğrulmazlar, erkekler olurlar. Eylemleriyle yaptıklarıyla kendilerini var ederler. Doğan ve belli bir yaşa gelen toy bir erkek fırında henüz pişmemiş ekmek gibidir. Doğada hiç bir şey yapmasına gerek olmadan kolayca değer gören karşı cinsin aksine erkek sürekli gelişen ve potansiyeline erişirse değer görecek, güce sahip olacak bir canlı olacaktır. Erkek kadınların aksine ayna karşısında boy gösteren görüntü değildir çünkü erkek eylemdir. Erkek kendi davranışlarının, zihniyetinin, duygu durumunun bütününden oluşur.

Erkekler hep kendi mantıklarıyla düşündükleri için yanlışlardadır. Kadın erkek ilişkilerinin evrimsel psikoloji boyutunda ele alınması gerekir. Bazı erkekler her şeyin tipe bağlı olduğunu söylerler tıpkı diğerlerinin her şeyin paraya bağlı olduğunu söylemesi gibi. Ancak yetişkin erkeklerin dünyasında sırtını yakışıklı olmaya dayayan erkeğe gülerler. Hem de kahkahalarlar. Tek meziyeti yakışıklı olmak mı ? Öyleyse bu o kişinin bu hayatta başka hiç bir şey beceremediği anlamına gelir. Neden uğraşıp işe yarar bir şeyler yapmaya, bir kişilik yaratmaya çalışmamıştır ?

Umarım kafanızda sizlere yararlı olacak bir çok yeni açılımlar, düşünceler filizlendirmeyi başarmışımdır. Hepinize sağlıklı ve güzel yaşamlar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir